İlim Yayma Cemiyeti - Güngören Şubesi

FAYDALI LINKLER

Zaman Dilimi

Namaz Vakitleri

ARSIV

SITEMIZDE

Åžu anda 3 konuk Ã§evrimiçi

ISTATISTIKLER

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün12
mod_vvisit_counterDün45
mod_vvisit_counterBu Hafta296
mod_vvisit_counterBu Ay175
mod_vvisit_counterToplam9680

ZIYARETCI DEFTERI



AyÅŸe Nur     29 Nisan 2009 23:11 | İstanbul
BeÄŸenilmeBeÄŸenilmeBeÄŸenilmeBeÄŸenilmeBeÄŸenilme
Sabah Namazı Vakit seher..


Ufukta günün kızıl çiçeği açmak üzere.
Vaktin rahmine sabahın nutfesi düştü az önce. Gecenin toprağında saklı ışıktan tohumlar başlarını uzatıyor.

Şimdi hatırla ki, sen de bir zamanlar yokluğun karanlığında yitiktin.
Unutulmuşluk toprağına gömülü bir tohumdun.
Kimsenin adını bilmediği, hatırını saymadığı bir yetimdin.

Hatırla ki, unutulmuşluğun toprağında Rab'bin seni unutmadı. Rab bin seni sahipsiz de bırakmadı.
Rab bin seni yokluk gecesinden varlığının ufkuna eriştirdi.
Taze bir bahar gibi gün yüzüne çıkardı bedenini. Ete kemiğe bürüdü ruhunu.

Gülden tebessümler giydirdi yüzüne.

Simdi seher vakti. Göz kapaklarının ardından kaç. Gafletin gecesinden uyan. Aç gözlerini sehere.
Aç kalbini Rab'bine. Uyan. Uyan, yan ve an seni hiç unutmayan Rab'bini.
Güneş ufukta yükselmeden, sen dualar ufkuna yüksel. Herkes unutsa bile seni unutmayan
Rab bini herkesin Onu unuttuğu anda ananlardan ol. Haydi kalk! Kalk ve miracına eşlik et En Sevgilinin.


Simdi sabah! Simdi sabah namazı vakti...
nullSabah Namazı Vakit seher..

AyÅŸe Nur     29 Nisan 2009 19:12 | İstanbul
BeÄŸenilmeBeÄŸenilmeBeÄŸenilmeBeÄŸenilmeBeÄŸenilme
YaÅŸ Otuz BeÅŸ

Yaş otuz beş! yolun yarısı eder.
Dante gibi ortasındayız ömrün.
Delikanlı çağımızdaki cevher,
Yalvarmak, yakarmak nafile bugün,
Gözünün yaşına bakmadan gider.
Şakaklarıma kar mı yağdı ne var?
Benim mi Allahım bu çizgili yüz?
Ya gözler altındaki mor halkalar?
Neden böyle düşman görünürsünüz,
Yıllar yılı dost bildiğim aynalar?
Zamanla nasıl değişiyor insan!
Hangi resmime baksam ben deÄŸilim.
Nerde o günler, o şevk, o heyecan?
Bu güler yüzlü adam ben değilim;
Yalandır kaygısız olduğum yalan.
Hayal meyal şeylerden ilk aşkımız;
Hatırası bile yabancı gelir.
Hayata beraber başladığımız,
Dostlarla da yollar ayrıldı bir bir;
Gittikçe artıyor yalnızlığımız.
Gökyüzünün başka rengi de varmış!
Geç farkettim taşın sert olduğunu.
Su insanı boğar, ateş yakarmış!
Her doğan günün bir dert olduğunu,
İnsan bu yaşa gelince anlarmış.
Ayva sarı nar kırmızı sonbahar!
Her yıl biraz daha benimsediğim.
Ne dönüp duruyor havada kuşlar?
Nerden çıktı bu cenaze? ölen kim?
Bu kaçıncı bahçe gördüm tarumar?
Neylersin ölüm herkesin başında.
Uyudun uyanamadın olacak.
Kimbilir nerde, nasıl, kaç yaşında?
Bir namazlık saltanatın olacak,
Taht misali o musalla taşında.

Atilla İlhan

Administrator     16 Nisan 2009 18:18 | istanbul
BeÄŸenilmeBeÄŸenilmeBeÄŸenilmeBeÄŸenilmeBeÄŸenilme
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
Sitemiz Köklü Bir Çalışmadan Sonra Siz Değerli Üyelerimizin Hizmetine Sunulmuştur..

Sitemizle Alakalı İstek, Öneri, Şikayetlerinizi Buradan Ulaştırabilirsiniz...


3
Ziyaretçi defteri kaydı